Şiirler

öncesi

devamı

KÜÇÜK MAHKEME (1)

-I-

Bu gün beni bir yerde mahkemeye çıkardılar
Küçücük bir mahkemeydi
Kendimi bir lise müdürünün huzurunda sandım.
Hakim sevimli cana yakın biriydi
Ve sanki neden burada olduğumu anlamamış gibiydi ;
Konuştuk, monuştuk, durup dururken adam
Mahkemeyi bir hafta sonraya erteleyiverdi.
İlk defa ava çıkan yavru fareler gibi, ben de
İlk defa ciddi bir mahkemeye çıkıyordum.
Korktuğum kadar heyecanlı olmamam tuhafıma gitti
Yoksa o güzel adama mı güveniyordum ?
Şimdi, onca saat sonra, oturmuş düşünüyorum,
Doğrusu kendimi yavru farelerden pek de akıllı bulmuyorum.
Nasıl ki, onlar daha pençelerini tanımadan
Güzel gözleri ve tüyleri için
Kedileri sevimli buluyorlarsa
Ben de onlar gibi
Yanlarında güzel sekreterleri var diye
Hakimleri ve savcıları sevimli buluyordum.

Dışarı çıktık
Pırıl pırıl güneşte dolaşan insanlar bana pek garip geldi
Sokaklar hiç de tıklım tıklım dolu değildi
Alserstrasse’den arabayla geçtik
Kimisi dükkanının önünü süpürüyor
Kimisi elleri cebinde aptal aptal yürüyordu.
Nasıl şeydi bu ?
Kimse hür olduğunun farkında bile değildi !
Durakta bir kaç güzel turist kız gördüm
Hemen inmek istedim 
Bir polis beni kolumdan tuttu ve yerime oturttu
Kendimi bir an belediye otobüsünde hissettim.

Yok ! Yok ! Bizim orası daha güzel
Hapishanedeki yerimden söz ediyorum ;
E 300 nomaralı odada bir zenciyle duruyorum.
O, üç sene daha yatacak
Benimki daha belli değil.
Bir tek nomaramı biliyorum :21aVr1304/82
Sanki bir ordinatör nomarası
Bu uzun nomarayı bana yeni ismim olarak ezberlettiler.
Duvarlarımız pırıl pırıl, rahatımız yerinde
Tuvaletimiz, suyumuz, 5-6 metre kare yerimiz
-nede olsa Avrupadayız-
Ve düşünmek için bol bol zamanımız var.
Daha ne olmalı ki ?
Her gün yarım saat temiz havada geziniyoruz
Ve her gün yüzlerce tutuklu, koridorlarda
Biribirimize gülüyor selamlaşıyoruz.
Yoklukta bir sigara izmaritinin verdiği mutluluk
Hiç bir şeyle değiştirilmez .
Artık iyi tanıyorum bu tür yoksulluklarını yaşamın,
Mutluluk ve özgürlük için de bu aynı şey demek
Yani onları kaybetmeden sevmek gerek.

Ben özgürlüğü işlemeyi de
Özgür olmak kadar güzel buluyorum
Bu tam doğru değilse de
Bazen yaşam tasvirlerinin
Yaşamdan daha güzel oldukları doğru.
Ben gerçi bunun için resim yapmıyorum
Çünkü ben yaşamayı da resim yapmak kadar seviyorum.
Buraya kapatılışıma gelince,
Yüz yıl bırakmasalar çıkacak gücüm yok
Bunun zaten zararı da yok
Ruhum ve hayâllerim; onlar özgür,
Nefes almamı da engellemiyorlar...eh
Ben hayâl kuramadığım gün nefes de alamam
Ve işte asıl o gün ölürüm !

Zincirlerle de bağlanmış olsak
Vücudumuz, çeke çeke her acıya alışır
Asıl düşüncelerimiz hürse eğer
Onlar gider ve istediğimiz yere ulaşır.
Okumuştum bir yerlerden :
“ Bütün her şeyi alınabilirmiş bir insanın elinden
Fakat hayâlleri ve ölümü alınamaz kimseden. ”
Ölüm ! Bu, insanların,
Belli bir yerden sonra daha ileriye gidemedikleri
Ve artık geriye de dönemedikleri zamanki
Son kurtuluşlarıdır.

                  ...devamı Küçük mahkeme 2,3,4,5