Şiirler

önce

sonra
YAĞMUR ALTINDA

Yaĝmurlar durmamıştı henüz,
Daha varmamıştı tanrı göklerdeki yerine
Bakarken büyülenmiş gibi tropikal yağmurların gücüne
Gördüm dehşetle, nasıl çırpındığını gürültülu ve hırçın suların
Tırmanmak için en yüksek yerlerine ormandaki ağaçların.
Yine de çok güzeldi o tapınası derin orman
Asılı bir tabloda gibi kendimi suların içinde gördüğüm an
Ayaklarım yerde gibiydi ve başım suların metrelerce altında
ışıklar dalga dalga kaçıyordu her yanımdan
Ve her yerden gölgeler düşüyordu önüme beklenmedik yönlerden,
Bazen dimdik, uzun cisimler, ipler gibi, mızrakl
ar gibi,
Sivri uçlu, gümüş saplı, gölgeleri işıktan;
Çoğalıyordu mızraklar çekilen suların üzerinde
Ve sanki büyüyle yeşeriyordu her biri,
Koca gövdeli aĝaçların görkemli diplerinde.

Kadınlı erkekli guruplarla selamlaştık
Ölmüş kaplanlar taşıyorlardı sırtlarında
Küçük, kara bir kızla göz göze geldik bir an
Güleç yüzlü, masumca, yaklaştı yanıma arkadaşlarından ayrılarak
Ve bir demet menekşe verdi elime manali bir de göz kırparak;
"Dikkat et" der gibiydi sanki bana, anladığım kadarıyla
Bir kamyonun arkasında gidiyordum yanımda başkalarıyla.
Küçük kız uzaklaşırken yanımdan yetişmek için diğerlerine
Sarıldım yetim bir çocuk gibi sevinerek yanımdaki sevgilime.
Ve "zavallılar!" dedim hüzünle bakarak arkalarından;
Zavallilar! Ayakları çıplak, başları çıplak zenciler
Yol boyunca bizden hep ekmek dilendiler!

Neden sonra soğuk bir şey sezdim yanıbaşımda
Dipdiri yatıyordu!
Demirden daha soğuk, yılandan daha ürkütücü
Korku sardı içimi, uzaklaştım hemen o sevgilim dediğimden
Ama çok geçti artık, çok geçti kamyondan atlamak için,
Hatta sularda boğulmak için bile çok geçti!
Nasıl geldiyse sular öyle de hızla çekildiler ormandan
Diz boyu bir çamur tabakası bırakarak arkalarından...
O masum yüzlü zenci kızı düşündüm, ne demek istemişti
Yoksa o, sevgilimin bir yılan olduğunu mu sezmişti?
Birden bire bir kuyruk vuruşuyla boşluĝa fırlatıldım
Dibi görünmeyen bir uçuruma atıldım!
Ne bir kaya vardı çarpılarak parçalanacak
Ne bir dal tutunup kurtulmak için;
O yılan kadın hala arkamdan haykırıyordu
Bir tek onun gürlemesi çığlıklarımı bastırıyordu.

Uzaklaştıkça her şeyden, engelsiz
Ve duyarak yankılarını kendi sesimin
Çıkardım keyfini, ilk defa o gün korkuyla titremenin!
Ne bir çakal vardı görünürlerde,
Ne bir insan bakınca sonsuz boşluklara
Haykırdım oracıkta gürleyerek
Aşık olduğumu o billur uçurumlara...

                              (Viyana P.Hapishanesi)
            
1.ci sayfaya dönmek için tıklayın